%5C13.jpg)
Avrupa böyle sallanır;
Sadi Kemal YAŞAR 8 Kasım 2007
Avrupa böyle sallanırSarı lacivertliler, muhteşem oynadı, ayakta alkışlandı. Şampiyonlar Ligi’nde bir zafere daha imza attı.Hürriyet Spor;
AVRUPA’da kasırga gibi esen Fenerbahçe, İnter’den sonra PSV Eindhoven’ı da evine eli boş gönderdi: 2-0. Dün gece Kadıköy’de bir tarih daha yazıldı. Şampiyonlar Ligi’ndeki dördüncü maçından da puan çıkarmayı başaran ve Hollanda ekibi önünde zafere koşan sarı lacivertliler, G Grubu’nda puanını 8’e çıkarak ikinci tur için büyük avantaj elde ederken, UEFA Kupası garantilendi. “Kadıköy’den çıkış yok” sesleriyle inleyen Şükrü Saracoğlu Stadı’nda bir zafer daha yaşandı.
Galibiyet hakkımızdı
Zico 8 Kasım 2007
Galibiyet hakkımızdıZico, ciddiyeti elden bırakmadan mücadele gücü yüksek bir maç oynadıklarını belirtti, “Çok iyiydik. Futbolcularım tebriği haketti” dedi.
PSV Eindhoven galibiyeti sonrası Fenerbahçe Teknik Direktörü Zico’dan mutlusu yoktu. Brezilyalı çalıştırıcı, taraftarlara çok teşekkür ettiğini belirterek, “Muhteşemdiler. Galibiyette büyük pay sahibi onlardır. Büyük bir amaç oldu. Futbolcularım tebriği haketti. Mücadele gücümüz yüksekti. Çok iyiydik ve ciddiyeti elden bırakmadık. Haklı bir galibiyete imza attık” diye konuştu.
Galibiyetin gruptaki kaderleri açısından büyük önem taşıdığını kaydeden Zico, şöyle devam etti: “Bundan sonra alacağımız iki beraberlik veya bir galibiyet, bir üst tura çıkmamızı sağlayacak. Bu nedenle İnter sınavı büyük önem taşıyor. Colin Kazım, çok iyi oynadı. Verdiğim görevi de eksiksiz yerine getirdi. Beklenenin üzerindeydi. Ondan çok memnunum. Benim için
oyuncuların kendilerine güvenmeleri önemlidir. Futbolcu, futbol oynamayı becerecek. Herkes güzel oynayınca, güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Bir teknik direktör yedek kulübesine baktığı zaman içi rahat etmeli. Ben bunu görüyorum ve rahatım.”
Maçın adamları
Aurelio: Tek kelimeyle muhteşemdi. Sahada ayak basmadık yer bırakmadı. 90 dakika boyunca orta sahada bir dinamo gibi ileri geri çalışırken, ayakta alkışlandı.
Colin KazIm: Deivid’in yokluğunda ilk 11’de şans buldu. PSV Eindhoven’ın sol kanadını kanadını felç etti. İlk golün kahramanı olurken, göz kamaştırdı.
Fenerbahçe arzulu oyununu galibiyetle süslerken, maçta 5 net gol pozisyonuna girip, ikisini değerlendirdi. PSV ise bir gol pozisyonu buldu.
Hollanda basını:
Fenerbahçe İki dakikada işi bitirdi
Hollanda’da, bugün yayımlanan gazetelerin Avrupa Şampiyonlar Ligi’nde dün gece yapılan Fenerbahçe- PSV Eindhoven maçına ilişkin yer alan haber ve yorumlarında, Fenerbahçe’nin PSV’den üstün bir takım oyunu sergileyerek karşılaşmayı rahat ve kolay bir şekilde kazandığı belirtildi.
Gazetelere göre, Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi’nde yoluna devam edecek, PSV’nin ise bu şansı hemen hemen kalmadı.
Gazeteler, haber başlıklarında da PSV’nin bir üst tura geçme şansını büyük ölçüde yitirdiğini öne çıkaran ifadeler kullanırken, PSV için bundan sonra en iyi sonucun UEFA Kupası yolunda ilerlemek olduğunu yazdılar.
Ülkenin en büyük gazetesi De Telegraaf, ”PSV geriye düştü, Fenerbahçe karşısında gole uzaktı” başlığını atarken, Algemeen Dagblad Gazetesi ”PSV sönük kaldı, ayrılışa yakın” başlığını kullandı.
De Volkskrant Gazetesi, ”Fenerbahçe PSV’nin kalite eksikliğini iyi değerlendirdi, iki
dakikada işi bitirdi”, Trouw Gazetesi de ”PSV Avrupa’nın en iyileri arasına girmekte yetersiz” başlıklarını kullandılar.
Gazetelere göre, PSV Eindhoven’ın gruptan hala teorik olarak çıkma şansı bulunuyor, ancak kâğıt üzerinde gözüken bu senaryoya hiç kimse inanmıyor. PSV için bundan sonra en iyi sonucun UEFA kupasında yola devam etmek olduğunu belirten gazeteler, bunun olabilmesi için de kesinlikle CSKA Moskova takımına karşı mutlaka galip gelinmesi gerektiğini aktardılar.
Gazeteler, PSV’nin kalite ve takım oyunu olarak Fenerbahçe’den geride kaldığını da belirtirken, kaleci Gomes’in takımın en başarılı oyuncusu olduğunu ve kesin gollük birkaç pozisyonu önlediğini kaydettiler.

GÜRCAN BİLGİÇ: TURKO-LATİNO (SABAH)
Turkcell Ligi’nin sorumsuzları bu kez ciddiyet ve disiplin içinde bir öne, bir geriye oynadılar. Maksimumlarını zorlamaktan bir an bile tereddüt etmeyen Fenerbahçe takımını, PSV’den öne çıkaran sadece bu mücadele gücü değildi. O forma altında Türko-Latino bir enstrüman oluşmuş… Avrupalı gibi düşünüp, Türk gibi hırslanıp, Güney Amerikalı gibi yaratıcılık taşıyorlardı.
Hollanda Şampiyonu PSV, F.Bahçe karşısında uzun toplar dışında etkili olmak adına çare üretemedi. Çabuk düşünüp, hızlı olmak istedikleri anlarda başlarındaki nöbetçiler eksiksizdi.
F.Bahçe tarihine yeni ‘şanlar’ ekliyor ve bunu her fırsatta vatan toprağını savunanlara adıyordu. Hamaset ile futbolun böyle kol kola sahaya çıktığı, her saniyesinin tüyleri diken diken ettiği atmosfer yaratmışlardı.
Gruba başlarken üçüncülük hesaplarının yapıldığı günlerden, liderlik hesaplarının yapıldığı bugünlere gelindi. Zico’nun rakibi umursamaz ve güvenli tavrı, Fenerbahçeli oyunculara karakter kazandırdı. Bu çok hızlı ve pozitif gelişen düzenin, gecikmesinedir tüm üzüntüm. Yoksa devam eden okuma derslerinde memnunuz. Avrupalılar da öğreniyor ‘efsane’ demesini.
ÖMER ÜRÜNDÜL: FUTBOL DERSİ VERDİLER (SABAH)
Fenerbahçe çok kritik bir maçta son 10 dakikaya kadar nefes aldırmadığı PSV’yi beklenenden de kolay yenerek Şampiyonlar Ligi’nde ikinci tur kapısını ardına kadar açtı.
PSV’nin makineleşmiş ayağa pas trafiğine dayalı klasik oyun modelini iyi yerleşim ve hamle zamanlamasındaki başarı ile bozdular. Fenerbahçe, rakibin hücum gücünü tamamen kırdıktan sonra sürekli golü düşünen bir futbol sergiledi.
İkinci yarıda da hakimiyet Fenerbahçe’deydi. Maçın kontrolunu ve savunma güvencesini hiç bırakmadılar. PSV’ye oyun kurmak için alan bırakılmıyor ve dengeli ataklarla 3. gol aranıyordu. Sadece son 10 dakikada PSV topla oynamaya başladı ve bu arada da tek pozisyon buldu. Onda da baştan beri duruşuyla bile kalesinde güven veren Volkan’a takıldılar.
Son olarak; tahmin ediyorum ki artık birçok kişi, Semih’in söyledikleri gibi 15 dakikalık santrfor olmadığını dün gece anlamışlardır.
SELÇUK YULA: BU İŞ BİTMİŞTİR (FOTOMAÇ)
Beşiktaş’ın bir gün önceki 8-0′lık mağlubiyeti ile üzülen halkımızı dün akşam F.Bahçe sevindirdi. Maça iyi başlayan, iyi götüren ve iyi bitiren takım F.Bahçe’ydi. Gerçekten oyunun kontrolünü bir an bile elimizden bırakmadık. Düşünebiliyor musunuz; Şampiyonlar Ligi’nde yarı final oynamış bir takıma tek bir pozisyon bile vermeden oynadık. Bu çok önemli.
F.Bahçe, aynı olayı Zico ile hemen hemen bütün Avrupa maçlarında yapıyor. Bu da demektir ki sarı-lacivertli takım artık Avrupa’da nasıl oynaması gerektiğini iyice öğrenmiş.
F.Bahçe, Zico ile birlikte geçen sene UEFA’daki grupta olduğu gibi bu sene de gruptan çıkacaktır. Bu grubu kimse küçümsemesin. Bu ligdeki şampiyonları barındıran tek gurup F.Bahçe’nin grubudur. Son sözüm de taraftara… Bir taraftarın centilmence, fair-play kuralları içinde bir maça nasıl etki edeceğini dün akşam Kadıköy’de yaşadık. Gereken değeri medyamız verir mi bilemem ama ben kendilerine helal olsun diyorum. 55 bin kişilik koro sadece sahayı değil, Kadıköy’ü inletti.
NECATİ BİLGİÇ: BUNUN ADI ZAFER (FOTOMAÇ)
Fenerbahçe, deplasmanda elinden kaçırdığı PSV’yi Kadıköy’de Kazım ve Semih’in golleriyle çimlere gömerek gruptan çıkmak için büyük bir avantaj yakaladı. Bu zaferin mimarları çok. Zico’dan, futbolculara, taraftarlardan yöneticilere kadar bunda herkesin payı var. Büyük maçların hocası olduğunu her fırsatta ortaya koyan Brezilyalı teknik adam, dün akşam da hem futbol hem sonuç olarak taraftara ve Türk futbolseverlerine bir futbol ziyafeti verdi ve bir gece önce Beşiktaş’ın yarattığı hüznü bir nebze de olsa ortadan kaldırdı. Galibiyetin anahtarlarını sıralamak gerekirse;
Bir daha Fenerbahçe’ye değil gol atmak, iki maçta da pozisyon bile bulmalarına dahi engel oldu. İlk yarıda sonucu alan sarı-lacivertliler, ikinci yarıda tempoyu düşürüp galibiyete gittiler. Lüksemburg’lu hakem, korkulanın dışında başarılı bir yönetim gösterdi.
ONUR KAYADOR: MÜKEMMELDİLER (TAKVİM)
Türkiye’nin en çok birlik beraberliğe ihtiyacı olduğu bir zamanda dün Fenerbahçe taraftarı yaptığı maç öncesi gösterilerle ve tezahüratlarla her zaman ülkesinin yanında olduğunu, vatanı için herşeye hazır olduğunu dosta, düşmana, herkese gösterdi. Maç gol olana kadar 2 tarafın da kontollü ve dengeli futboluyla başladı. Arka arkaya gelen gollerden sonra F.Bahçe maçın tek hakimi oldu. Ayağa pası kesintisiz bir şekilde bu kadar iyi oynayan şu an Avrupa liglerinde bile takım yok. Çok iyi pres yaptılar.
F.Bahçe dün çok büyük bir zevk verdi. Bu takıma final yakışır. Zico’ya tebrikler. Takımı böyle hazırladığı için. Hakem maçın başından sonuna kadar F.Bahçe’ye yapılan faulleri görmekten kaçındı. Sarı kartını kullanmadı. Dün gece Avrupa’daki en iyi F.Bahçe’yi seyrederken iftihar ettik.
ALTAN TANRIKULU: ÜÇÜ DE ALINMALI! (HÜRRİYET)
Sezon başında beri sakat sakat oynayan Alex böyle bir oyuncuysa Fenerbahçe şimdiye kadar neden Avrupa’da ileri gidemedi, diye soranlara yanıt çok basit aslında.. Tek kişiyle takım olmaz.. Takım Roberto Carlos gibi dünya çapında bir sol bekle, Brezilya Milli Takımı’nda oynayan Edu gibi isimlere ihtiyaç duyarsınız.. Bazen yürekten oynayan Deniz, Aurelio, Semih gibi isimlere Gökhan gibi bir bonus eklenir.. PSV boyun eğer, İnter boyun eğer,CSKA ne olduğunu şaşırır..
Dünkü maç gösterdi ki Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi’nde yener, yenilir ama artık tüm oyuncular Avrupa’daki bütün takımlarla oynama anlayışını yakalamışlar. Bunda Zico gibi oyuncularla psikolojik olarak birebir iyi ilişki yakalan bir teknik adamın varlığının yanı sıra, taraftarın yurt içi başarılarından çok Avrupa’da başarı isteğini dışa vurması belki de en önemli nedendi..
RIDVAN DİLMEN: OLGUN (MİLLİYET)
Bazen şu laubali lafı çok duyarız. “Fener’in zaten kadrosu iyi..” Fener’in çook iyi kadrolarını gördük. Edirne’den çıkınca sıradanlaşan. Ama şimdi görüyoruz ve ben hep söylüyorum ki, Avrupa’da Fenerbahçe’yi kolay kolay, güle oynaya yenemezler.
PSV eski gücünde değilmiş, Fenerbahçe kazanınca öyle oluyor ya… Manchester yedek gelmiş, Palermo ligi düşünüyormuş, Inter’de altı oyuncu yokmuş. Hayır hayır öyle değil. Fenerbahçe, Avrupa’da oynamayı, olgun oynamayı iyi biliyor. PSV yıllardır yıldızlar topluluğu hiç olmadı. Yıllardır disiplinli, takım oyunu oynayan ekip oldu. Bu sene de farklı değil. Ama gerçekten oyuncu kalitesi açısından daha önde olan Fenerbahçe takımı, en az PSV kadar disiplinli oynayınca fark ortaya çıkıyor. İşte yıllar önce bu fark ortaya çıkmıyordu.
Maça baktığımızda 80 dakika boyunca stattaki muhteşem 50 bin kişi, televizyon başındaki milyonlarca insan küçücük bir kuşku içinde değildi. Rakip takımdan çok daha fazla bir takım görüyordu. İyi oyuncular demiyorum, zaten iyiler. Takım diyorum.
HAYRİ BEŞER: FENER’İN EN GÜZELİ KİMDİ? (ZAMAN)
F.Bahçe oyunun başında rakibin bir defosunu arıyor gibiydi. Rahattı, sakindi ve yavaştı. Doğru düzgün pozisyon hünerine soyunmuyordu, rakibi hırpalamıyordu. İlk 20 dakikanın nasıl geçtiğini anlamadım. Notlarıma baktım, Alex’in zorlama bir gol girişimi dışında pozisyon bulamadım.
Fenerbahçe gollerle birlikte keyif veren bir oyun estetiği yakaladı. Kontrollü ve dengeli bir anlayışı hakemin bitiş düdüğüne kadar sürdürürken, zaman zaman tempoyu yükselterek tribünlerin göz zevkine de hitap etti.
Son olarak iki hususun altını çizmek istiyorum: 1. Semih, modern futbolun tarif ettiği forvet tanımının içini dolduracak bazı özelliklerin gerisinde ama müthiş bir oyun zekasına sahip. Topu inanılmaz derecede olumlu kullanıyor. 2. Bana göre Gökhan Gönül, sahanın yıldızı ve maçın adamıydı. Türk futbolu hem mücadele yönü iyi, hem oyun zekası yüksek ve teknik kapasitesi yeterli savunmacı problemi yaşıyor. Bütün bu meziyetler bu genç oyuncuda var. En az galibiyet kadar, Gökhan gibi ileri model bir savunmacıyı izlediğim için mutlu oldun dün gece.
En Son Yorumlar
alex im benim canım çok yakışıklısın göllerin çok güzel seni...
Sen ne diyon kardeşşş ?. Kezman FB 'ye faydalı mı değil mi ?...
saalaakkk o gol attığı zmnlarr sen veyaa bi başkasıı bu laf...
böylee owyessssss!:D:D:d...
cska yada çok güzel ders verdik....