Fenerbahçe2-Galatasaray0 Maç Yorumları

Aralık 8th, 2007 |

erman-toroglu.jpg

Erman TOROĞLU
etoroglu@hurriyet.com.tr

Zorlanmadı bile

GALATASARAY’ın sakatları var tamam. Galatasaray’da yedekler de var. Oynamayanlar, bir de sahaya çıkan takım var.

Maçın başlama düdüğünden son düdüğüne kadar bu Fenerbahçe kadrosu, Galatasaray’a göre çok iyiydi. Maçın hiçbir dakikasında bu maçı “Galatasaray döndürebilir” tahmini yapılamadı. Televizyon ne gösterdi bilmem ama sahanın içi onu gösteriyordu.

Sarı lacivertliler, oyunu istedikleri gibi yönlendirdiler. Sarı kırmızılılar da hep Fenerbahçe ne yapıyorsa, ona karşılık vermeye kalktılar. Hiçbir zaman direksiyonu ele alıp, Fenerbahçe’yi zorlayamadılar.

Fenerbahçe, daha önce düşündü. Aynı bir forvet elemanıyla, defans elemanı arasında olduğu gibi. Bunda sarı lacivertlilerin oturmuş bir kadrolarının olması etkiliydi.

Fark olabilirdi

Galatasaray doğum sancıları çekiyor. “Lincoln, Linderoth olsaydı ne olurdu?” diyenlere, şunu söyleyebilirim. Öyle veya böyle, Hakan Şükür kenarda, Ümit Karan kenarda. Eğer Ümit Karan ile Hakan Şükür bu Fenerbahçe derbisinde ve böyle bir maçta ilk 11’de forma bulamıyorlarsa, bundan sonra bu takımda mücadele etmeleri gereksiz. Bu şu demektir. Feldkamp ve yönetim bu oyuncuları istemiyor.

Dün gece tek yönlü bir maç oynandı. Büyük fark da olabilirdi. Orkun belki sonradan çok gol çıkardı ama ilk yediği goldeki büyük hatası, sahaya çıkan genç Galatasaray takımının psikolojisini ve direncini bozdu.

Hakem az hatayla maç yönetti. Bence en büyük hatası futbolcularla çok diyaloğa girip konuşmasıydı. Bu maç belki de Fenerbahçe’nin çok az zorlandığı, en rahat maçtı.

Kaynak:Hürriyet Spor

——————

can_bartu.jpg

Can BARTU
cbartu@hurriyet.com.tr

O goller kaçmaz

FENERBAHÇE, oyunun hemen başında Semih’in golüyle öne geçmesine rağmen kötü bir görüntü sergiledi.

İkinci devre ise mükemmel bir sarı lacivertli takım vardı sahada. G.Saray topla daha çok oynasa da golleri kaçıran taraf F.Bahçe idi. Hem de karşı karşıya. Semih, Deivid, Aurelio o golleri atsa fark daha büyük olurdu. Karşı karşıya pozisyonlarda o topları çıkaran G.Saray kalecisi Orkun’u kutlamak lazım.

Volkan’a iş düşmedi

Oyuna baktığın zaman G.Saray topu daha iyi kullanıyor gözükse de pozisyon üretemedi. Her hava topunu alan Edu ve Lugano ile ikinci yarıda oyuna giren Vederson sahanın en iyileriydi. Fenerbahçe ikinci devre mücadeleye girdi ve galip çıktı. Sarı lacivertliler bu galibiyetle, hem Kadıköy geleneğini sürdürdü, hem rakibinin yenilmezlik unvanına son verdi, hem de çarşamba günü Rus takımı CSKA Moskova ile oynayacağı Şampiyonlar Ligi sınavı öncesi moral buldu.

Edu ve Lugano, karşılarında Nonda gibi topu indirmesini, saklamasını ve fırsatları değerlendirmesini bilen rakibe karşı çok iyi mücadele ettiler. Son dakikada çıkardığı frikik dışında kaleci Volkan’a fazla iş düşmedi. Korner ve taç atışlarından gelen yan topları çıkıp aldı.

Fenerbahçe çok daha farklı kazanabilirdi. Hem şanssız, hem de beceriksizlik farkın artmasını önledi.

Deivid çok gereksiz bir hareketle kırmızı kart görüp takımını yalnız bıraktı. Takımın frikik kullanıyor, sen gidip rakibine kafa atıyorsun. Tahrik ediyorlarsa, gülüp geçeceksin. Sen ne yapıyorsun kafa atıp, böylesine önemli bir maçta oyun dışı kalıyorsun.

Semih’e de bir parantez açmak lazım. Toplara dan dun vurursan, Semih’ten faydalanamazsın. Sadece o değil, dünyanın en iyi santrforu olsa yararlanamazsın. Eğer yanında topu düzgün kullanan bir partneri olsa, çok gol atar. Çünkü bu adam müthiş başarılı, Topa da iyi vuruyor.

Fenerbahçe’yi ikinci yarıdaki mücadelesi ve aldığı bu galibiyet nedeniyle kutlamak lazım.

Kaynak:Hürriyet Spor

Fenerbahçe: 2 - Galatasaray:0

Aralık 8th, 2007 |

Fenerbahçe-2-Galatasaray-0-gol-sevinci.jpg5. dakikada , sağ taraftan Gökhan Gönül’ün kullandığı uzun taç atışı sonrası, Semih Şentürk ve Servet topa beraber yükseldiler, Servet’ topa müdehale etmeyi başardı ancak seken top Alex”in önünde düştü. Usta Brezilyalı futbolcumuz Alex, savunmanın arkasına ortaladaı, Semih Şentürk sağ çapraz köşeden ceza sahasına girince kaleci Orkunla karşı karşıya kaldı. Topu havalandırmadan güzel bir vuruş yaptı, ve topu kaleci Orkun’un bacaklarının arasından kaleye gönderdi. Ağlarla buluşan top ve Fenerbahçemiz 1-0 Galatasaray.

Fenerbahçe-2-Galatasaray-0-brezilyalılar-gol-sevinci.jpgKarşılaşmanın 56. dakikasında ceza sahasının birkaç metre dışında yapılan faul nedeniyle kazanılan serbet vuruş için Alex de Souza ve Roberto Carlos ikilisi atışı kullanmak üzere kaleyi karşılarına aldılar. Herkes Alex kullanacak derken, geldi ve topun üzerinden atladı. Arkadan gelen Roberto Carlos topa çok sert vurdu, barajdan seken top sol çaprazda Deivid’in önüne düştü, Deivid tek ve güzel bir vuruş yaptı ve ikinci golü attı.Durum Fenerbahçemiz 2-0 Galatasaray.
Maç boyunca olduğu gibi kalan dakikalarda da Semih, Deivid ve Gökhan ‘la çok ciddi gol pozisyonları yakaladık ancak değerlendiremedik. Tarihi bir farkı kaçırdığımız söylenebilir.
77. dakikada, Fenerbahçemiz Galatasaray ceza alanı önünde serbest vuruş hazırlıkları yaparken Deivid nedeni anlaşılamaz bir pozisyonda, rakibine kafa attı, önceden bir sarı kartı olmasına rağmen direk kırmızı kart gördü ve takımı on kişi bıraktı.

Denizlispor-0:Fenerbahçe-1

Aralık 2nd, 2007 |

Denizlispor-0Fenerbahçe-1gol-sevinci-2.jpgKarşılaşmanın 84. dakikasında Musa Kuş’un ağlarımıza gönderdiği topu, ofsayt gerekçesiyle gol olarak saymadı. Top Denizlisporlu Yusuf’un ayağından çıktığında Musa kaleye daha yakındı, ancak ceza alanı dışındaki Roberto Carlos rakibiyle aynı hizada yer alıyordu. Denizlisporlu oyuncular uzun süre hakeme itiraz etti, ama hakemin kararı değişmedi.

24. dakikada Deivid’in kullandığı serbest atışta, top Yusuf’un koluna çarptı. Hakem ‘devam’ kararı verdi.

Süper Futbol Lig’in 14. haftasında  Fenerbahçemiz,  deplasmanda  Denizlispor’ la karşılaştı. Maç sonucunda son ğç maçtır yenemediği ve daha önce bizi şampiyonluktan eden takımı  1-0 mağlup ettik.
Fenerbahçemizin galibiyet golünü 35. dakikada Ali Bilgin kaydetti.Sol kanattan yapılanDenizlispor-0Fenerbahçe-1gol-sevinci.jpg ortayı Yasin indirdi, altıpasın hemen önünde Ali Bilgin kafayı vurdu ve topu filelerle buluşturdu

Uğur Boral, oyundan alındıktan sonra  Edu ile bir tartışma yaşadı. Edu maç esnasında Uğur ‘u kenar yönetimine şikayet etmişti. Uğur, oyundan çıkarılınca doğru soyunmaa odasına gitmek istedi,  ancak Arthur Zico kolundan tutarak buna izin vermedi.

Inter:3-Fenerbahçe:0

Kasım 27th, 2007 |

Inter-3-Fenerbahçe-0Fenerbahçemiz Bu Kez Yenildi.
Şampiyonlar Liginde 5. maçımızda rakip sahada , Inter’ le karşılaştık ve 3-0 mağlup olduk.
55. dakikada , Interli futbolcu sol kanattan ceza sahası son çizgisine kadar gitti, yerden ortaladı, kale ön direğinde Edu müdehale etmek istedi, başarılı olmadı seken top Cruz ‘a çarparak kalemize girdi. 1-0
Dakika 66, yine sol taraftan geldi Iner takımı, ceza sahasına ortaladılar usta golcü Ibrahimovic altıpasın hemen önünde Roberto Carlos ile karşı karşıya topla buluştu, soğukkanlı bir vuruşla tam doksana gönderdi. Inter 2-0 Fenerbahçe…
Uzatmaların 2. , maçın 92. dakikasında , Jimenez Ceza sahası sol çaprazdan vurdu, topu ağlarımıza gönderdi. Inter 3-0 Fenerbahçe.
Başka gol olmadı ve Fenerbahçemiz namağlup devam ettiği Şampiyonlar ligi mücadelesinde ilk mağlubiyetini aldı.

Maçtan Hatırda Kalacak Bazı Notlar:

semih-sakatlık.jpg5 bin sarı lacivertli Fenerbahçeli taraftar Giuseppe Meazza Stadı’ndaki karşılaşmayı izledi ve takımımızı destekledi.
Başarılı santrforumuz Semih Şentürk, 65. dakikada talihsiz şekilde bir hava topu mücadelesinde kafasına gelen dirsek darbesi ile sakatlandı ve sahayı sedye ile terketti. Bu esnada oyuncu değişiklği gecikince, sahada 10 kişi kalan takımımız gol yedi.
Şampiyonlar Liginde Fenerbahçemiz, Avrupa’da yaklaşık 1 yıl sonra (362 gün sonra) yenilgi yüzü gördü. En son 30 Kasım 2006’da UEFA Kupası karşılaşmasında Celta Vigo’ya mağlup olup 1-0 yenilmiştik. Bu sezon Şampiyonlar Ligi grup maçlarında ise oynadığımız karşılaşmalarda 2 galibiyet, 2 beraberlik almıştık.

Inter takımının tamamı, yani ilk  11 futbolcusunun hepsi yabancıydı. 85. dakikada Stankoviç’in yerine oyuna giren Materazzi oynayan tek İtalyan futbolcu oldu. Yedeklerde yer alan diğer İtalyan futbolcu Orlandoni maçta oynayamadı.

Semih Her Maçta Gol atıyor

Kasım 26th, 2007 |

semih şentürkKezman’ın sakatlığında bulduğu şansı iyi değerlendiren golcü futbolcu sırasıyla Beşiktaş, PSV, Kayserispor ve Ankaraspor kalelaerine gol atarak görev verildiğinde neler yapabileceğini gösterdi.

FENERBAHÇEmiz’de Mateja Kezman’ın sakatlanmasıyla ilk onbirde sahaya çıkma şansı bulan Semih Şentürk bu fırsatları iyi değerlendirdi ve  son dört resmi maçta dört gol atmayı başardı. Camiamızda adı Nöbetçi golcü”ye çıkan santrforumuz, 11. haftada oynanan derbi maçta Beşiktaş filelerini havalandırıp,bize önemli bir galibiyet getirmişti. PSV Eindhoven’le oynanan Şampiyonlar Ligi mücadelesinde de farkı 2’ye çıkaran golü Semih atmıştı.

Semih Şentürk, 12.haftadaki Kayserispor maçında da takımının tek golünü atarken, bu hafta oynanan Ankaraspor maçında da gol atmayı başardı. Süper Lig’de oynadığı 9 maçta fileleri 6 kez havalandıran Semih, bu sezon Fenerbahçemizin en golcü futbolcusu oldu.

Kezman ‘ın yokluğu her bakımdan takıma yaradı. Devre arasına kadar inşallah tedavi sakatlık vs. idare edip, sonra da iyi bir paraya, çok zarar etmeden satabilirler. Yoksa Semih ‘in Kezman ‘ı ilk onbirden kestiğini duyan olursa elimizde patlar koca milyonlarca dolarlık Mateja !

Fenerbahçe: 4 - Ankaraspor :2

Kasım 26th, 2007 |

Fenerbahçe-4-2-AnkaraSpor-gol-sevinci.jpgSüper Futbol Liginin  onüçüncü maçında Fenerbahçemiz, kendi sahamızda oynanan karşılaşmada Ankaraspor’u 4-2 mağlup ederek önemli bir üç ouan ve Inter maçı öncesi moral kazandı. Fenerbahçemize Alex üç gol kazandırarak usta futbolcu olduğunu bir kez daha gösterdi.

Henüz maçın başında 3. dakikada Deivid ceza sahası içerisindeki Alex’i gördü,  Alex’le topu penaltı noktası üzerinde buluşturdu. Usta golcü Alex önce kaleciyi güzel bir hareketle geçti, sonra boş kaleye topu gönderdi. Fenerbahçe 1 Ankaraspor 0.

26. dakikada Aurlio sağ taraftan ortaladı, Semih güzel bir kafa vuruşuyla topu altıpasın önünden filelere gönderdi, skor 2-0 oldu.

58.dakikada Ankarasporun  golü Mehmet Yılmaz’ dan geldi. Ceza sahası sağ çaprazından yerden çok sert vurdu. 2-1.

Fenerbahçe-4-2-AnkaraSpor alex semih gol sevinci 74. dakikada ceza sahası dışından kullanılan serbest vuruş sonrası kafa vuruşu kaleciden döndü, Alex önüne gelen topu iyi değerlendirdi. 3-1.

83. dakikada yine Mehmet Yılmaz sağ kanattan yapılan ortaya  penaltı noktası yakınlarında  kafayı vurdu ve topu ağlarımıza gönderdi. 4-2.

Roberto Carlos Erken Sevindi.

Alex de Souza’nın karşılaşmanın 79. dakikasında boş kaleye gönderdiği aşırtma vuruşta, top yere sektikten sonra auta çıktı. Ancak Roberto Carlos, ellerini açarak sevinmeye başladı. Ardından arkasını dönen Brezilyalı, topun auta çıktığı görünce boşuna sevindiğini anladı. Kafasını ellerinin arasını alarak Alex’e doğru koşan Carlos, vatandaşına sarıldı. İki futbolcu da bu ilginç pozisyona uzun süre güldü.  Boş kaleye yolladığı aşırtmanın gol olacağını düşündüğünü belirten Alex, topun yerden sekerek yön değiştirdiğini söyledi.

Alex Sarı Kart Görü ve Cezalı Duruma Düştü:

alex-sarı-kart.jpgAlex’in cezalı duruma düşmesi akıllara, “Ligin 15. haftasındaki G.Saray maçında oynamak istediği için mi, bilerek sarı kart görüp cezalı oldu” sorusunu akıllara getirdi.
Bu soru önce Zico’ya soruldu. Brezilyalı teknik adam, “Oyuncu sahaya çıktığı zaman böyle şeylerle kafa yormaz. Tamamen oyun içindeki bir pozisyondan dolayı kart gördü” diyerek, böyle bir şeye ihtimal vermediğini ifade etti. Zico’nun bu sözleri sarfettiği dakikalarda bir TV kanalına konuşan Alex ise, “Sarı kartı bilerek gördüm. Çünkü, Galatasaray karşışında oynamayı çok istiyorum. Cezamı Denizlispor maçında çekip, Galatasaray’a karşı forma giyeceğim” dedi. Kafaları karıştırdı.

Kaynak:hürriyet

Roberto Carlos:Kendimi F.Bahçeye adadım

Kasım 26th, 2007 |

roberto-carlos .jpgBrezilya Milli Takımı’nı bırakma sebepleri arasında kendisini Fenerbahçe’ye adamış olmasını da gösteren CARLOS, ülkesinde yaşayan çocuklarının kaçırılma korkusu nedeniyle yaşadığı yerleri gizlemeye çalıştığını söyledi.

FENERBAHÇE’nin dünyaca ünlü yıldızı Roberto Carlos, Brezilya Milli Takımı’nı bırakma sebepleri arasında sarı lacivertli kulübe transfer olmasının da yer aldığını söyledi.

FB TV’ye konuşan sambacı, 1992-2006 yılları arasında oynadığı Brezilya Milli Takımı’nda 142 maça çıktığını belirterek, “Milli takımı bırakmamın sebebi gençlerin önünü açmak istemem ve kendimi Fenerbahçe’ye adayacak olmam. Brezilya Milli Takımı’na dönme ihtimalim var. Ben ve Cafu her zaman aranan futbolcular olduk. Eğer bize ihtiyaç duyarlarsa seve seve oynarız” dedi.

Fenerbahçe’nin dünya kulübü olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini savunan Roberto Carlos, “Ben kariyerime bu takımla devam etmek ve birçok alanda kupalar kazanmak istiyorum. Brezilya’da Fenerbahçe gerçekten tanınıyor. Ben bu takımın bir parçası olmaktan dolayı çok mutluyum” ifadesini kullandı.

Taraftarımızı alkışlıyorum

Sarı lacivertli taraftarlardan övgüyle bahseden Brezilyalı futbolcu, “22 yıldır futbol oynuyorum; ben takımına bu kadar bağlı taraftar görmedim. Burada taraftar saatler önceden stada geliyor ve hiç susmadan bizi destekliyor. Ben de bu desteklerinden dolayı her maç sonrasında kendilerini alkışlıyorum. Bunu Beckham çok yapardı, ben de burada yapıyorum” diye konuştu. Röportajında özel yaşamı hakkında da bilgi veren Roberto Carlos, şunları söyledi:

Roberto Carlos’u getireceğim!

“Okulla aram iyi değildi. Futbol için okulu bıraktım. Bu yaptığım doğru bir şey değildi tabii ki. Bence futbol ve okul bir arada yürütülebilir. Hayatımda attığım en güzel gol, iki aylık ömrü kalmış, kalbi çalışmayan ve benimle aynı adı taşıyan Roberto Carlos adlı bir çocuğu evlatlık edinmemdi. Onu görünce kendimi mutlu hissediyorum.

Ben ne kadar para kazandığımın, nerede oturduğumun ve hangi arabalara bindiğimin bilinmesini pek istemem. Çünkü Brezilya’da az kazanan kesim, kendilerinden daha fazla kazananların çocuklarını kaçırıp fidye isteyebiliyor.

İstanbul’a yerleşebilirim

İstanbul’da her şey birinci sınıf. Tek sorun trafik. Futbolu bıraktıktan sonra Türkiye’ye yerleşmek isterim. Ama bu sadece bana bağlı değil. Türk halkının tutumu da çok önemli. İstanbul’a Brezilya yemekleri yapan bir restoran açma planım var. Ayrıca, benimle aynı adı taşıyan Brezilyalı şarkıcı Roberto Carlos’u konser vermesi için İstanbul’a getirmeyi çok istiyorum.”

Kayserispor:2 - Fenerbahçe:1

Kasım 11th, 2007 |

kayseri-2-fenerbahçe-1.jpgAvrupa’ da şampiyonlar liginde fırtına gibi esen Fenerbahçemiz, Süper  ligte bir türlü başarılı olamıyor. Deplasmanda oynadığı  Kayserispor  maçından da yenik ayrıldı. Ve kayıp hanesine  3 puan daha eklendi.
17. dakikada Fenerbahçe ilk gol poziyonunu buldu.  Sol taraftan Vederson  ortaladı,  sağda Appiah topla buluştu, kale önüne orta yaptı. Başarılı forvet  Semih topla kafayla buluştu ve kaleci İvankov’u mağlup etti 0-1.
28. dakikada Edu topla elle oynadığı için kırmızıya dönüşen  ikinci  sarı kart ile oyun dışı kaldı.kaleci volkan.jpg
43. dakikada Kayserisporlu Ragıp soldan ortaladı  savunmayıgeçen topla  Mehmet Eren buluştu, uzak kale direği dibinde dokundu, topu filelerimize gönderdi.Skor 1-1 oldu
62. dakikada Ragıp’ın defansın arkasına uzun bir pas attı,  Fenerbahçe defansının ofsayt  sanarak durakladı, bundan  faydalanan Mehmet Eren kaleci Volkan’la karşı karşıya kaldı, göğsüyle yumuşatıp kalemize gönderdi, skor 2:1.
Maçta başka gol olmadı ve 3 puanlık kayıpla Kayseri ‘den ayrıldık.

Fenerbahçe: 2 - PSV Eindhoven: 0 Yorumlar

Kasım 8th, 2007 |

Fenerbahçe-2-PSV-0-takım

carlos-volkan .jpgAvrupa böyle sallanır;
Sadi Kemal YAŞAR 8 Kasım 2007
Avrupa böyle sallanırSarı lacivertliler, muhteşem oynadı, ayakta alkışlandı. Şampiyonlar Ligi’nde bir zafere daha imza attı.Hürriyet Spor;
AVRUPA’da kasırga gibi esen Fenerbahçe, İnter’den sonra PSV Eindhoven’ı da evine eli boş gönderdi: 2-0. Dün gece Kadıköy’de bir tarih daha yazıldı. Şampiyonlar Ligi’ndeki dördüncü maçından da puan çıkarmayı başaran ve Hollanda ekibi önünde zafere koşan sarı lacivertliler, G Grubu’nda puanını 8’e çıkarak ikinci tur için büyük avantaj elde ederken, UEFA Kupası garantilendi. “Kadıköy’den çıkış yok” sesleriyle inleyen Şükrü Saracoğlu Stadı’nda bir zafer daha yaşandı.fenerbahçe-2-PSV-0-gol-sevinci .jpg

Galibiyet hakkımızdı
Zico 8 Kasım 2007

Galibiyet hakkımızdıZico, ciddiyeti elden bırakmadan mücadele gücü yüksek bir maç oynadıklarını belirtti, “Çok iyiydik. Futbolcularım tebriği haketti” dedi.
PSV Eindhoven galibiyeti sonrası Fenerbahçe Teknik Direktörü Zico’dan mutlusu yoktu. Brezilyalı çalıştırıcı, taraftarlara çok teşekkür ettiğini belirterek, “Muhteşemdiler. Galibiyette büyük pay sahibi onlardır. Büyük bir amaç oldu. Futbolcularım tebriği haketti. Mücadele gücümüz yüksekti. Çok iyiydik ve ciddiyeti elden bırakmadık. Haklı bir galibiyete imza attık” diye konuştu.
Galibiyetin gruptaki kaderleri açısından büyük önem taşıdığını kaydeden Zico, şöyle devam etti: “Bundan sonra alacağımız iki beraberlik veya bir galibiyet, bir üst tura çıkmamızı sağlayacak. Bu nedenle İnter sınavı büyük önem taşıyor. Colin Kazım, çok iyi oynadı. Verdiğim görevi de eksiksiz yerine getirdi. Beklenenin üzerindeydi. Ondan çok memnunum. Benim için Fenerbahçe-2-PSV-0-kaleci-ucuyor .jpgoyuncuların kendilerine güvenmeleri önemlidir. Futbolcu, futbol oynamayı becerecek. Herkes güzel oynayınca, güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Bir teknik direktör yedek kulübesine baktığı zaman içi rahat etmeli. Ben bunu görüyorum ve rahatım.”

Maçın adamları
Aurelio: Tek kelimeyle muhteşemdi. Sahada ayak basmadık yer bırakmadı. 90 dakika boyunca orta sahada bir dinamo gibi ileri geri çalışırken, ayakta alkışlandı.
Colin KazIm: Deivid’in yokluğunda ilk 11’de şans buldu. PSV Eindhoven’ın sol kanadını kanadını felç etti. İlk golün kahramanı olurken, göz kamaştırdı.
Fenerbahçe arzulu oyununu galibiyetle süslerken, maçta 5 net gol pozisyonuna girip, ikisini değerlendirdi. PSV ise bir gol pozisyonu buldu.Fenerbahçe-2-PSV-0-kolin-kazim .jpg

Hollanda basını:
Fenerbahçe İki dakikada işi bitirdi

Hollanda’da, bugün yayımlanan gazetelerin Avrupa Şampiyonlar Ligi’nde dün gece yapılan Fenerbahçe- PSV Eindhoven maçına ilişkin yer alan haber ve yorumlarında, Fenerbahçe’nin PSV’den üstün bir takım oyunu sergileyerek karşılaşmayı rahat ve kolay bir şekilde kazandığı belirtildi.

Gazetelere göre, Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi’nde yoluna devam edecek, PSV’nin ise bu şansı hemen hemen kalmadı.

Gazeteler, haber başlıklarında da PSV’nin bir üst tura geçme şansını büyük ölçüde yitirdiğini öne çıkaran ifadeler kullanırken, PSV için bundan sonra en iyi sonucun UEFA Kupası yolunda ilerlemek olduğunu yazdılar.

Ülkenin en büyük gazetesi De Telegraaf, ”PSV geriye düştü, Fenerbahçe karşısında gole uzaktı” başlığını atarken, Algemeen Dagblad Gazetesi ”PSV sönük kaldı, ayrılışa yakın” başlığını kullandı.

De Volkskrant Gazetesi, ”Fenerbahçe PSV’nin kalite eksikliğini iyi değerlendirdi, iki semih-gol-sevinci .jpgdakikada işi bitirdi”, Trouw Gazetesi de ”PSV Avrupa’nın en iyileri arasına girmekte yetersiz” başlıklarını kullandılar.

Gazetelere göre, PSV Eindhoven’ın gruptan hala teorik olarak çıkma şansı bulunuyor, ancak kâğıt üzerinde gözüken bu senaryoya hiç kimse inanmıyor. PSV için bundan sonra en iyi sonucun UEFA kupasında yola devam etmek olduğunu belirten gazeteler, bunun olabilmesi için de kesinlikle CSKA Moskova takımına karşı mutlaka galip gelinmesi gerektiğini aktardılar.

Gazeteler, PSV’nin kalite ve takım oyunu olarak Fenerbahçe’den geride kaldığını da belirtirken, kaleci Gomes’in takımın en başarılı oyuncusu olduğunu ve kesin gollük birkaç pozisyonu önlediğini kaydettiler.

semih-kaleci-yadim .jpg

GÜRCAN BİLGİÇ: TURKO-LATİNO (SABAH)
Turkcell Ligi’nin sorumsuzları bu kez ciddiyet ve disiplin içinde bir öne, bir geriye oynadılar. Maksimumlarını zorlamaktan bir an bile tereddüt etmeyen Fenerbahçe takımını, PSV’den öne çıkaran sadece bu mücadele gücü değildi. O forma altında Türko-Latino bir enstrüman oluşmuş… Avrupalı gibi düşünüp, Türk gibi hırslanıp, Güney Amerikalı gibi yaratıcılık taşıyorlardı.
Hollanda Şampiyonu PSV, F.Bahçe karşısında uzun toplar dışında etkili olmak adına çare üretemedi. Çabuk düşünüp, hızlı olmak istedikleri anlarda başlarındaki nöbetçiler eksiksizdi.
F.Bahçe tarihine yeni ‘şanlar’ ekliyor ve bunu her fırsatta vatan toprağını savunanlara adıyordu. Hamaset ile futbolun böyle kol kola sahaya çıktığı, her saniyesinin tüyleri diken diken ettiği atmosfer yaratmışlardı.
Gruba başlarken üçüncülük hesaplarının yapıldığı günlerden, liderlik hesaplarının yapıldığı bugünlere gelindi. Zico’nun rakibi umursamaz ve güvenli tavrı, Fenerbahçeli oyunculara karakter kazandırdı. Bu çok hızlı ve pozitif gelişen düzenin, gecikmesinedir tüm üzüntüm. Yoksa devam eden okuma derslerinde memnunuz. Avrupalılar da öğreniyor ‘efsane’ demesini.
Fenerbahçe-2-PSV-0-tribünÖMER ÜRÜNDÜL: FUTBOL DERSİ VERDİLER (SABAH)
Fenerbahçe çok kritik bir maçta son 10 dakikaya kadar nefes aldırmadığı PSV’yi beklenenden de kolay yenerek Şampiyonlar Ligi’nde ikinci tur kapısını ardına kadar açtı.
PSV’nin makineleşmiş ayağa pas trafiğine dayalı klasik oyun modelini iyi yerleşim ve hamle zamanlamasındaki başarı ile bozdular. Fenerbahçe, rakibin hücum gücünü tamamen kırdıktan sonra sürekli golü düşünen bir futbol sergiledi.
İkinci yarıda da hakimiyet Fenerbahçe’deydi. Maçın kontrolunu ve savunma güvencesini hiç bırakmadılar. PSV’ye oyun kurmak için alan bırakılmıyor ve dengeli ataklarla 3. gol aranıyordu. Sadece son 10 dakikada PSV topla oynamaya başladı ve bu arada da tek pozisyon buldu. Onda da baştan beri duruşuyla bile kalesinde güven veren Volkan’a takıldılar.
Son olarak; tahmin ediyorum ki artık birçok kişi, Semih’in söyledikleri gibi 15 dakikalık santrfor olmadığını dün gece anlamışlardır.
Fenerbahçe-2-PSV-0-taraftarSELÇUK YULA: BU İŞ BİTMİŞTİR (FOTOMAÇ)
Beşiktaş’ın bir gün önceki 8-0′lık mağlubiyeti ile üzülen halkımızı dün akşam F.Bahçe sevindirdi. Maça iyi başlayan, iyi götüren ve iyi bitiren takım F.Bahçe’ydi. Gerçekten oyunun kontrolünü bir an bile elimizden bırakmadık. Düşünebiliyor musunuz; Şampiyonlar Ligi’nde yarı final oynamış bir takıma tek bir pozisyon bile vermeden oynadık. Bu çok önemli.

F.Bahçe, aynı olayı Zico ile hemen hemen bütün Avrupa maçlarında yapıyor. Bu da demektir ki sarı-lacivertli takım artık Avrupa’da nasıl oynaması gerektiğini iyice öğrenmiş.

F.Bahçe, Zico ile birlikte geçen sene UEFA’daki grupta olduğu gibi bu sene de gruptan çıkacaktır. Bu grubu kimse küçümsemesin. Bu ligdeki şampiyonları barındıran tek gurup F.Bahçe’nin grubudur. Son sözüm de taraftara… Bir taraftarın centilmence, fair-play kuralları içinde bir maça nasıl etki edeceğini dün akşam Kadıköy’de yaşadık. Gereken değeri medyamız verir mi bilemem ama ben kendilerine helal olsun diyorum. 55 bin kişilik koro sadece sahayı değil, Kadıköy’ü inletti.

Fenerbahçe-2-PSV-0-aurllio-faulNECATİ BİLGİÇ: BUNUN ADI ZAFER (FOTOMAÇ)
Fenerbahçe, deplasmanda elinden kaçırdığı PSV’yi Kadıköy’de Kazım ve Semih’in golleriyle çimlere gömerek gruptan çıkmak için büyük bir avantaj yakaladı. Bu zaferin mimarları çok. Zico’dan, futbolculara, taraftarlardan yöneticilere kadar bunda herkesin payı var. Büyük maçların hocası olduğunu her fırsatta ortaya koyan Brezilyalı teknik adam, dün akşam da hem futbol hem sonuç olarak taraftara ve Türk futbolseverlerine bir futbol ziyafeti verdi ve bir gece önce Beşiktaş’ın yarattığı hüznü bir nebze de olsa ortadan kaldırdı. Galibiyetin anahtarlarını sıralamak gerekirse;

Bir daha Fenerbahçe’ye değil gol atmak, iki maçta da pozisyon bile bulmalarına dahi engel oldu. İlk yarıda sonucu alan sarı-lacivertliler, ikinci yarıda tempoyu düşürüp galibiyete gittiler. Lüksemburg’lu hakem, korkulanın dışında başarılı bir yönetim gösterdi.

Fenerbahçe-2-PSV-0-carlos-yerdeONUR KAYADOR: MÜKEMMELDİLER (TAKVİM)
Türkiye’nin en çok birlik beraberliğe ihtiyacı olduğu bir zamanda dün Fenerbahçe taraftarı yaptığı maç öncesi gösterilerle ve tezahüratlarla her zaman ülkesinin yanında olduğunu, vatanı için herşeye hazır olduğunu dosta, düşmana, herkese gösterdi. Maç gol olana kadar 2 tarafın da kontollü ve dengeli futboluyla başladı. Arka arkaya gelen gollerden sonra F.Bahçe maçın tek hakimi oldu. Ayağa pası kesintisiz bir şekilde bu kadar iyi oynayan şu an Avrupa liglerinde bile takım yok. Çok iyi pres yaptılar.

F.Bahçe dün çok büyük bir zevk verdi. Bu takıma final yakışır. Zico’ya tebrikler. Takımı böyle hazırladığı için. Hakem maçın başından sonuna kadar F.Bahçe’ye yapılan faulleri görmekten kaçındı. Sarı kartını kullanmadı. Dün gece Avrupa’daki en iyi F.Bahçe’yi seyrederken iftihar ettik.

ALTAN TANRIKULU: ÜÇÜ DE ALINMALI! (HÜRRİYET)
Sezon başında beri sakat sakat oynayan Alex böyle bir oyuncuysa Fenerbahçe şimdiye kadar neden Avrupa’da ileri gidemedi, diye soranlara yanıt çok basit aslında.. Tek kişiyle takım olmaz.. Takım Roberto Carlos gibi dünya çapında bir sol bekle, Brezilya Milli Takımı’nda oynayan Edu gibi isimlere ihtiyaç duyarsınız.. Bazen yürekten oynayan Deniz, Aurelio, Semih gibi isimlere Gökhan gibi bir bonus eklenir.. PSV boyun eğer, İnter boyun eğer,CSKA ne olduğunu şaşırır..

Dünkü maç gösterdi ki Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi’nde yener, yenilir ama artık tüm oyuncular Avrupa’daki bütün takımlarla oynama anlayışını yakalamışlar. Bunda Zico gibi oyuncularla psikolojik olarak birebir iyi ilişki yakalan bir teknik adamın varlığının yanı sıra, taraftarın yurt içi başarılarından çok Avrupa’da başarı isteğini dışa vurması belki de en önemli nedendi..

i-love-you-fenerRIDVAN DİLMEN: OLGUN (MİLLİYET)
Bazen şu laubali lafı çok duyarız. “Fener’in zaten kadrosu iyi..” Fener’in çook iyi kadrolarını gördük. Edirne’den çıkınca sıradanlaşan. Ama şimdi görüyoruz ve ben hep söylüyorum ki, Avrupa’da Fenerbahçe’yi kolay kolay, güle oynaya yenemezler.

PSV eski gücünde değilmiş, Fenerbahçe kazanınca öyle oluyor ya… Manchester yedek gelmiş, Palermo ligi düşünüyormuş, Inter’de altı oyuncu yokmuş. Hayır hayır öyle değil. Fenerbahçe, Avrupa’da oynamayı, olgun oynamayı iyi biliyor. PSV yıllardır yıldızlar topluluğu hiç olmadı. Yıllardır disiplinli, takım oyunu oynayan ekip oldu. Bu sene de farklı değil. Ama gerçekten oyuncu kalitesi açısından daha önde olan Fenerbahçe takımı, en az PSV kadar disiplinli oynayınca fark ortaya çıkıyor. İşte yıllar önce bu fark ortaya çıkmıyordu.

Maça baktığımızda 80 dakika boyunca stattaki muhteşem 50 bin kişi, televizyon başındaki milyonlarca insan küçücük bir kuşku içinde değildi. Rakip takımdan çok daha fazla bir takım görüyordu. İyi oyuncular demiyorum, zaten iyiler. Takım diyorum.

Alex de SouzaHAYRİ BEŞER: FENER’İN EN GÜZELİ KİMDİ? (ZAMAN)
F.Bahçe oyunun başında rakibin bir defosunu arıyor gibiydi. Rahattı, sakindi ve yavaştı. Doğru düzgün pozisyon hünerine soyunmuyordu, rakibi hırpalamıyordu. İlk 20 dakikanın nasıl geçtiğini anlamadım. Notlarıma baktım, Alex’in zorlama bir gol girişimi dışında pozisyon bulamadım.

Fenerbahçe gollerle birlikte keyif veren bir oyun estetiği yakaladı. Kontrollü ve dengeli bir anlayışı hakemin bitiş düdüğüne kadar sürdürürken, zaman zaman tempoyu yükselterek tribünlerin göz zevkine de hitap etti.

Son olarak iki hususun altını çizmek istiyorum: 1. Semih, modern futbolun tarif ettiği forvet tanımının içini dolduracak bazı özelliklerin gerisinde ama müthiş bir oyun zekasına sahip. Topu inanılmaz derecede olumlu kullanıyor. 2. Bana göre Gökhan Gönül, sahanın yıldızı ve maçın adamıydı. Türk futbolu hem mücadele yönü iyi, hem oyun zekası yüksek ve teknik kapasitesi yeterli savunmacı problemi yaşıyor. Bütün bu meziyetler bu genç oyuncuda var. En az galibiyet kadar, Gökhan gibi ileri model bir savunmacıyı izlediğim için mutlu oldun dün gece.

Fenerbahçe: 2 - PSV Eindhoven: 0

Kasım 8th, 2007 |

Fenerbahçe-2-PSV-0-1FenerBahçemiz  Avrupa serüvenine Şampiyonlar Ligi (G) Grubu 4. maçında PSV Eindhoven’ la Kadıköy Rüştü Saraçoğlu standında karşılaştı. PSV’yi ilk yarıda attığı gollerle 2-0 yenerek, turu geçmek için büyük bir avantaja sahip oldu.

Sarı-lacivertli takımımızın ilk golü 28. dakikada Colin Kazım’dan geldi.Alex Colin Kazım ‘ın önüne, sağ köşeden ceza sahası içine doğru gönderdi. Colin Kazım kaleye sert bir şutla topu kaleye gönderdi, PSC’li Marcellis sert gelen topu kesmek istedi başarılı olamadı, bu ters bir müdahale oldu ve top ağlara gitti. Kendifener-psv-0-2.gif kalesine gol atmış oldu.

Maçın 30. dakikasında yine Alex  ara pas ile Semih ‘i ceza alanı içinde topla buluşturdu, Semih çok sert bir vuruş yaptı. PSV kalecisi Gomes kapattığı köşeden gelen topun kaleye girmesine engel olamadı ve skor 2-0 oldu.

Maçta başka gol olmadı ve istediğimiz bir sonuç alarak PSV’ yi evine gönderdik.